2026 yılı İlköğretim ve Ortaöğretim Kurumları Bursluluk Sınavı (İOKBS) için geri sayım başladı. Sınavın kapsamı,...
Hematolojik kanser türlerinde geliştirilen yeni tedavi yöntemleri
Hematolojik kanser türlerinde geliştirilen yeni tedavi yöntemleri, hastalar açısından önemli bir umut kaynağı oluşturmaktadır. Bu yöntemler, hastalığın seyrini olumlu yönde etkilemeyi hedeflerken, aynı zamanda yaşam kalitesini artırmayı amaçlamaktadır.
1980’li yıllarda yüksek doz A vitamini ile akut löseminin tedavi edildiğine dikkat çeken Sönmez, bu yöntemin o dönem yurt dışındaki haberlerde de geniş yer bulduğunu belirtti. Günümüzde kemoterapi dozlarının azaltıldığını ve tedavinin daha başarılı bir noktaya ulaştığını vurgulayan Sönmez, kanserli hücreyi hedef alan spesifik tedavilerin kemoterapinin yan etkilerini azalttığını, hatta bazı durumlarda kemoterapinin yerini alabildiğini ifade etti. Prof. Dr. Sönmez, kanser tedavilerinde kullanılan kemoterapi ilaçlarının doza bağlı yan etkilerinin hastaların yaşam kalitesini düşürdüğünü aktararak şu açıklamaları yaptı: “Önemli olan rahat ve kaliteli bir yaşam sürebilmektir. Bu kalite sağlandığında her şey çok daha iyi olur. Bu ilaçların en önemli özelliği, herhangi bir başka sisteme zarar vermeden tedavi sunmalarıdır. İşte bu, kaliteli yaşam anlamına gelir.” Kanserin yüzlerce farklı türüne karşın tedavi yöntemlerinde umut verici gelişmeler yaşandığını belirten Sönmez, “Aslında umutlarımız halihazırda büyük ama gelecekte çok daha fazla olacak. Gün gelecek ki birçok hastalık çok etkili ve kolay uygulanabilir tedavilerle iyileştirilebilecek.” şeklinde konuştu. Sözlerine hematoloji alanındaki gelişmelere değinerek devam eden Sönmez, şu noktalara değindi: “Lösemi teşhisi konulan hastalar artık daha bilinçli. İnsanlar tedavinin mümkün olduğunu anladı. Hematoloji alanında herkes çözüm arayışı içinde başvuruyor. Solid tümörlerde durum biraz daha karmaşık olsa da hematolojik rahatsızlıklarda inanılmaz ilerlemeler kaydettik.” Tedavi sürecinde hasta, hastalık ve tedaviyle ilişkili risk faktörlerinin detaylı bir şekilde değerlendirilmesinin önemine dikkat çeken Sönmez, doğru bir değerlendirme ile tedavi etkinliğinin artırılabileceğini ve tedaviye bağlı yan etkilerin azaltılabileceğini ifade etti. Hastalığın teşhisinden tedavi sürecine kadar umudun önemine vurgu yapan Prof. Dr. Sönmez, şunları söyledi: “Bence her zaman umut var ve gelecekte bu umut katlanarak büyüyecek. Çok yakında göreceksiniz; yıllar içerisinde öyle ilaçlar geliştirilecek ki bir gün bir kişi çıkıp ‘Kanserim ama bir hapla iyileştim.’ diyebilecek.” Son olarak, kişilerin sürekli devam eden şikayetler karşısında doktora başvurmaları gerektiğini belirten Sönmez, şu uyarıyı yaptı: “Herkes vücudunu iyi tanımalı ve özellikle hematolojik kanserlerde uzun süre devam eden semptomlar söz konusuysa mutlaka bir doktora danışmalı. Sürekli yaşanan halsizlik, yorgunluk, bel ya da sırt ağrıları, sık tekrarlayan enfeksiyonlar, anormal kanamalar ya da morarmalar gibi belirtiler varsa ‘Bende ne oluyor?’ diye düşünüp kontrol için hekime başvurulmalı.” Erken teşhisin hayat kurtarıcı olduğunu hatırlatan Sönmez, süreklilik arz eden ağrılar dahil olmak üzere her türlü uzun süreli sağlık şikayetinin ciddiye alınması gerektiğini ifade etti.