Türkiye'nin eğitim sistemi, çeşitli kademelerden oluşan ve merkezi bir yapıya sahip bir sistemdir. Bu yapı...
O Sabah, Saat 04.17…
Bazı acılar vardır, anlatmaya kelimeler yetmez; sadece susarsın. 6 Şubat da bizim için öyle bir gün. Hâlâ o sabahın ayazı içimizi titretiyor, hâlâ o ağır sessizlik kulaklarımızda çınlıyor.
O gece sadece binalar yıkılmadı; ocaklar söndü, yarım kalmış çaylar masada, ayakkabılar kapı önünde, gülüşler enkazın altında kaldı. Bir şehir değil, sanki koca bir ülke o beton yığınlarının altında nefesini tuttu. “Sesimi duyan var mı?” nidası, sadece bir yardım çağrısı değil, bir milletin kalbinin en derinden kopup gelen feryadıydı.
Neyi unutmadık biliyor musun?
-
Sevdiklerine ulaşamayan o çaresiz bekleyişi,
-
Elinde bir bisküviyle evlatlarını bekleyen babanın acısını,
-
Tırnaklarıyla betonu kazan o koca yürekli insanları,
-
Ve birbirimize tutunmadan ayağa kalkamayacağımızı…
Gidenler geri gelmiyor, gidenlerin yeri dolmuyor. Ama biz, o enkazların arasından birbirimizin elini sımsıkı tutarak çıktık. Acımız ortak, yasımız bir. Bugün sadece kaybettiğimiz canları değil; yarım kalan hikayeleri, hayalleri ve o hiç bitmeyecek olan özlemi de anıyoruz.
Gökyüzüne bakarken eksik kalan yanlarımızı, toprağa bakarken yitirdiğimiz canlarımızı hatırlıyoruz.
Milletimizin başı sağ olsun. Kaybettiğimiz her bir canın anısı, kalbimizin en hüzünlü köşesinde sonsuza dek yaşayacak.